Mind Ana Sayfa

 

MindBlog

 

Öfkenin Anatomisi

Öfke, pek de hoşlanmadığımız, başımıza çok iş açan, yanlış anlaşılan, ama yine de sıkça rastladığımız, insanca duygulardan biri. Sadece bir duygu. Ne yanlış, ne doğru, ne iyi, ne de kötü.

Türk Dil Kurumu sözlüğünde “öfke baldan tatlıdır” diye bir atasözü bile var. Açıklaması da "öfkeye kapıldığında bağırıp çağırmak insanı rahatlatır" olarak yapılmış.

Öfkelendiğimizde, adrenalin gibi bazı kimyasallar salgılanır, bedenimizi bir enerji dalgası sarar, kendimizi daha güçlü hissederiz. Ayrıca buna tansiyon yükselmesi, kaslarda kasılma, kalp atışında yükselme, sık nefes alma ve kişiden kişiye değişen daha bir dizi fiziksel gösterge de eşlik eder. Hani kanın beyne sıçraması durumu.

İşte bütün bunlar beynimizin “amigdala” denen bölgesinin marifeti. “Düşünen” beynimizden 100 kat daha hızlı tepki verebilen, mağaralarda yaşadığımız dönemlerden bu günlere gelmemizi sağlayan koruyucumuz. O dönemlerde ortalama insan ömrünün 17 yıl olduğunu duymuş muydunuz? Yani bir tehlike anında derhal kontrolu amigdala ele alıyor, kimyasal salgılarla vücudu harekete hazırlıyor ve bize kaç veya savaş emrini veriyor. Bu salgılar bir süreliğine “düşünen beynimizi” devre dışı bırakıyor, bedenimize de zihnimize de amigdala hükmediyor. En hafif öfkelenmelerde bile düşünme kapasitemizin %75 azaldığı saptanmış.

Mağara dönemlerinden bugünlere dek çok şey değişti ama vücut aynı vücut, mekanizma aynı mekanizma.

Amigdala sadece bir tehlike anında kontrolu ele almıyor, ayrıca kişisel değerlerimizin de en ödünsüz koruyucularından. Önemli bir haksızlık ya da yanlışlık olduğunu düşündüğümüz zaman da amigdala yine kontrolu ele alıyor, kimyasal salgılarla vücudu harekete hazırlıyor ama çoğunlukla arkasından bir hareket gelmiyor. İşte trafikte direksiyonu yumruklayan şöförler, kulaklarına kadar kıpkırmızı bağıran insanlar böyle bir sürecin ürünü.

Sözümü “sorun öfkenin kendisinde değil, öfkeyle davranmakta” diye bitireceğim. Bir sonraki yazımda ise öfkemizle uzlaşmak için birkaç küçük ipucundan söz etmek istiyorum.

Gul Ergul 25.09.2009